Mektup – (æ)

Mektup . Bana hep gecedir güneşin doğup da gülüşünün olmadığı sabahlar. Şimdi yeni bir gece ve ben kadar kayıp yıldızlar. Ama biliyorum bir yerlerde varlar. Sen gibi… Hem gördüğüm hem kör’düğüm… Uğruna çıkan her yol benim en karanlık yönüm mü olmalıydı? Eşsiz manzaram! Bütün güzellikler sende! Hiç güzellik yapmaz mısın bana? Oysa ufak bir gülümsemen…

Can’ım İçin – (æ)

Can’ım İçin . Ben sana bu yazıyı 2015’in ılık Nisan’ında, Doğduğun günün arefe saatlerinde yazıyorum… . Aylar öncesinde söz vermiştim sana; “Doğum günün için şiir yazacağım.” diye… Düşündüm de, Sana şiir yazmak birlikte geçen 21 yıla haksızlık olur… İçimden geçenleri, İçimden geldiği gibi yazmak istiyorum Her zaman olduğu gibi… Ben hayatım boyunca ya kalemimi aldım…

Özgecan Aslan!

Özgecan Aslan! “Ruhumu kaybettim!” Sadece birkaç gün önce aldığım bir haberle hiç tanışık olmadığım bir genç kız için kelimenin tam anlamıyla “kahroldum”. 20 yıldır pamuklara sarılarak büyütülmüş gencecik bir kız, Tecavüze uğramamak için direndi ve bu direnişin bedelini çok ağır ödedi… Bıçak darbeleriyle öldürüldü ve sonra bembeyaz bedeni ateşe verildi. Hunharca katledilen o güzel kızın…

Oradan Bir “2015” Lütfen!

2014’ün son gününe birkaç dakika kala, Yılın son köşe yazısını yazmak istedim… Biraz didaktik gelebilir yazdıklarım 🙂 Baştan söyleyeyim, Ben bu zamana dek Yaradan’dan başka hiçkimseden medet ummadım! Ne sevdiğim bir arkadaşımdan, ne sevdiğim adamdan, Ne annemden, ne babamdan Ne de başka herhangi bir ŞEY’den… 2015’ten de -evrene pozitif enerji- göndererek bir şey dilemem beklenilmez…

Sen mi Büyüksün, Ben mi?

Sen mi Büyüksün, Ben mi? . Tam 24 saattir bu soruyu düşünüyorum. “Başka işim mi yok benim?” Evet! Şuan bundan başka düşünecek bir şey bulamıyorum. Dün 15.00 sularında Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’ne dersim için gitmiştim ancak en güzel dersi “ders almamışlar”dan gördüm. Yine siyasi bir kavga! Yine saygısız ve yine “balta”lanmış düşüncelerin rüzgarı! Bir eğitim…