Virgüle İhanet – (æ)

Virgüle İhanet . Halimi görmesen de okuyorsun… Her şiirimde sayıklanıyor, Her göz yaşımda kalbime çöküyorsun… Bilmiyorsun… Ben her sabah bir deniz kıyısında yürüyorum seninle, Bazı günler simitimizi bölüşüyoruz birileriyle, Çayımı seninle yudumluyorum… Otobüse seninle biniyor, Evime seninle gidiyorum… Her gece soluma yatıp soluğunu dinliyorum, Nefesini duyuyorum, Sen yanımda değilken… Aklımın beni parmağında oynattığı şu günlerde,…

Yadigar – (æ)

YADİGAR Benim acılarımla tatlanır senin gecelerin. Gözyaşlarım senin içini söndürür, beni soğutmaz bile. Ben seni özlerken Sen başını kaldırıp yüzüme bakmayacak kadar soğuksun kalmaya. Git! Buralar gönlüme emanet… Yarınlarımın hesabını sormayacağım sana. Hayal kurmayı sende öğrendiğimi söylemeyeceğim artık. İnsan hissetmez mi uğruna kendinden dahi geçecek kişiyi? Hissetmedin mi? Benden önce sen geçtin benden… Gidiyorsun, Git!…

Kim Giderse, Kalıyor Aslında – (æ)

Kim Giderse, Kalıyor Aslında… “Gidiyorum” diyorsun, kalıyorsun aslında… Ellerini yüzümde gezdirirken kıyamıyor gibi titriyorsun, Gözlerimin içinde bir şeyler arıyor gibi bakıyorsun, Soğuksun, üşümüyorum. Dokunuyorsun, üşümüyorum. “Gidiyorum” diyorsun, üşüyorum… Yokluğun 24. saatini doldurdu az evvel. Zamanla yarışıyorsun, “Yoksun” demek fazla yalan kokuyor. Çünkü varsın! Öyle varsın ki, Beni yolcu ediyorsun… “Gidiyorum” deme, kalıyorsun. Hayaller gidiyor, Mutluluklar…

Geçmezmiş Meğer – (æ)

Geçmezmiş Meğer Geçmezmiş meğer. Zamanla sevdiğini bir anda unutamıyorsun. Kavuştuğuna yabancı olacağını tahmin edemeyeceğin bir anda tepe taklak oluyormuş hayallerin. Bir daha toparlanamıyormuş kurdukların. Sezen’in dediği gibi “daha öncekiler gibi geçer”. Geçmezmiş meğer. Çünkü benim “daha öncelerim” olmamış. Bir sen olmuşsun. Ya da olacaktın. Olamadın mı? Kabul edemiyorum. Meğer ölüme yakın hissederek Derin nefesler alıp…

Bir Hiçsin Artık! – (æ)

Bir Hiçsin Artık! . En az ben kadar silindin bu şehirde. Ben kadar hiç ve ben kadar “herkes”sin artık. İçime attığım bütün cümleler ile birlikte Sana kanıyordum böyle kırmızı gecelerde. Gözlerim acının zirvesine dikerdi bayrağını, Beyaz kumaşlara sarıyorlardı uyku öncesi kalp kanamalarımı. Geçiyor artık, Hiçbir ten değmeden. . Baksana! Bak, sana benzemiyorum artık. Öpücüklerle iyileştirmedim…

Ezber Bozamıyorum! – (æ)

Ezber Bozamıyorum! . Yüzlerce şiir yazdım sessizce öldürüşüne… Hala nasıl oluyor da farklı satırlarla aynı acının kahrını büyütüyorum? Bilmiyorum! . Benim yokluğumu fark ettin mi ki sen? Ya da bir gün olsun var olarak görebildin mi beni? Sanmıyorum… Yokluğun sağ olsun, Varlığımı unutuyorum… . Yapma artık bunu bana… Bir adım ileri gitsem koca bir çukura…

Bu Öldüğüm Kaçıncı Gün? – (æ)

Bu Öldüğüm Kaçıncı Gün?  . Uzun zaman oldu be adam… Kaç ay geçti böyle senden uzakta? Sensiz nasıl da geçiyor günler? Ölesim geliyor yaşaya yaşaya… . Canım gidiyor el olan ellerine… İçimden geçiyor her gece, ayrılışın… Artık basma yokluğuna, İnan bugün hiç dayanamıyorum…  . Çok zaman geçti be adam… Uzun zaman oldu gözlerini öpmeyeli… Ellerine…

Olsaydın – (æ)

Bu şiiri “bir” olduğumuzu sandığım diğer parçama yazdım… Artık yarım kaldım… Belki de kalan hiçbir yarınımda tam olamayacağım… Şunu unutmayın: Yalnız kalmanın tek sebebi yalnız bırakmamaktır… “Ebru” demişti dersiniz… -Olsaydı- eğer, hiçbir şey böyle olmazdı… OLSAYDIN . Sen beni sevseydin, Yağmur düşmezdi buralara. Yapraklar terk etmezdi onu yeşerteni ve hiçbir gece Gökyüzü yalnız kalmazdı. .…

Sen Yokken – (æ)

Sen Yokken . Sahiden hiç sevmezdim birileri varken film izlemeyi, yalnızlığı tercih ederdim. Aslında bu tercihe mahkum edilmiş de olabilirim. En sevdiğim yabancı gitmeseydi böyle olmazdı belki de. Neyse dedim. İki aşık nasıl da sarıldı gözlerimin önünde, utanmadan. İçim acıdı, gözlerimi kapadım. Açtığımda babamla göz göze geldim. Bilirdi içimin yangınlarını, Terkedilişlerimi hatta ekrana biraz daha…

Geçmiş İçim – (æ)

Geçmiş İçim

.

Bütün bildiklerim,
Bütün öğrendiklerim,
Büsbütün ettiğim her şey yarım kaldı…
Yarımım gitti!
Bir yarı’yla tamamlayamıyorum yarınlarımı…
Bin yaramı örtmüyor hiçbir gündüz…
Hemen akşam oluyor,
Aklım zifre düşüyor…
Bir “Gelecek”tir ki gidiyor…
Yüreğimin yalnızlığı aklımın kalabalıklığıyla baş edemiyor…
Benim içim “geçmiş”
Kimse anlamıyor…

.

Ebru AYDIN